MEME BİYOPSİLERİNDE
PATOLOJİ RAPORUNU ANLAMAK
Yakınınıza ait biyopsi raporunu
size veren kişiye endişeli gözlerle bakıp “sonuç nasıl” diye sorarsınız.
Alacağınız yanıt genellikle “Bunu doktorunuza sormalısınız” şeklinde klişeleşmiş
laftır ve aslında doğru olduğunu siz de bilirsiniz. Yine de tıbbi terimlerle
dolu rapora göz atmadan edemezsiniz. Çünkü o bilgiye hemen gereksiniminiz
vardır. İşte bu yazı, sizi raporlarda karşılaşacağınız terimler konusunda
aydınlatmak amacıyla yazılmıştır.
Patoloji
Raporu:
Patoloji raporunun ilk paragrafında
öncelikle hastaya ait isim, yaş, tarih, dosya numarası gibi bilgiler yer alır.
Biyopsinin alındığı doku: meme,
lenf nodu (düğümü)
Klinik Tanı: Öngörülen tanı yazılıdır.
Klinik bulgular ve laboratuvar: İşlemin nasıl yapıldığı hakkında
bilgi yer alır.
İnsizyonel
biyopsi: dokudan bir parçanın alındığı durum
Eksizyonel
biyopsi: Dokunun tümden çıkarıldığı durum
Punch(panç)
biopsi:.Dokuyu delerek ufak bir parça alıp çıkarma durumudur.
Makroskopi: Parçanın hangi boyutlarda nereden alındığı, alınan doku
parçalarının gözle görülüp ölçülmesinden elde edilen sonuçlar yazılıdır.
Mikroskopi: Mikroskop altında gözlemlenenler yer almaktadır. Bir
takım doku boyalarının isimleri geçer. Bunlar hasta ya da yakını açısından
fazla önemi olmayan teknik terimlerdir.
Burada atipi, atipik gibi
terimler önemlidir: Doku tipine özgü şekli olmayan anlamına gelen bu ifade,
hücrelerde olumsuz yönde bir şekil değişikliği olduğunu anlatır. Bu durumlarda
izlem programının değişmesi, aile öyküsü de varsa daha yakın izlem
gerekecektir.
Kanser ya da karsinoma:
Kanserleşmiş hücreler, aslında tamamen farklılaşmış normal doku hücreleridir.
Başka dokulara metastaz yapma (yayılma) özelliklerine sahiptir. Bu
farklılaşmayı ifade etmek için anaplazi kelimesi kullanılır.
Anaplazi: Hücrenin normal
dokuya ait şeklinin değişmesi, olgun hücrelerin ters bir evrim geçirerek daha
ilkel hücrelere dönüşmesi, tümör oluşturmaya yönelmesi.
İnvaziv: dokuya yerleşik,
dokunun iç katmanlarına yayılmış anlamındadır. Tümör (ur) ‘ün büyüklüğü,
sınırları son derece önemlidir. Kanserin sınırları ne kadar belirginse ve ne
kadar ufaksa tedavisi de o derece kolaydır.
İnvaziv kanserler duktal yani süt
kanallarına ya da lobüler yani meme lobüllerine, meme dokusunun en ufak
birimlerine oturmuş olabilir. Bazılarında ise bu kadar kesin sınırlarla ayrım yapılamaz.
Kanser hücrelerinin mikroskopik yapısının giderek
meme dokusunun hücre yapısından farklılaşması kanserin derecesini I,II,III
şeklinde belirler. I. Derece : en iyi durumdur. Meme dokusunun hücrelerinde
kanserli hücreye doğru farklılaşma en düşük düzeydedir. Ancak meme kanseri
genellikle II.derecede yakalanır ki burada orta derecede iyi bir değişim söz
konusudur.
Benign iyi huylu demek iken,
malign kötü huylu anlamına gelir.
İntraduktal: duktus: kanal, intraduktal:
kanal içi
in-situ: normal ya da doğal
yerinde anlamına gelir.
Karsinoma in situ: Tümöral
değişimin epitel dokusu denen dokunun en yüzeyel katmanının içinde olduğunu,
dokunun derinlerine ilerlemediğini ifade eden başlangıç durumundaki tümör
anlamındadır. Bu kanserin henüz çok sınırlı olduğunu kolayca ortadan
kaldırılabilecek bir evrede olduğunu ifade eder.
Bazı tiplerinde hücre
değişiklikleri çok hızlı olarak yayılma özelliğine sahip olduğundan sanki
yerleşik kansermişcesine tedaviyi gerektirebilir. Komedokarsinoma denen kanal
içi nekroz gösteren meme kanseri tipi bu duruma örnek olarak verilebilir. Nekroz
hücre ölümünü izleyen biçim değişikliğidir.
Mikroinvazyon: Maliyn hücrelerin,
karsinoma in-situ olan dokunun komşuluğundaki dokuya olan mikroskopi düzeyde
hücresel yerleşimleridir.
Daha az tehlikeli tiplere bir örnek
ise "papillokarsinomadır. Süt yolları epitel dokusundan kaynaklanan
tümördür. Papilla parmaksı uzantı anlamına gelir. Bu şekle sahip dokuları ifade
etmek için kullanılır.
Biyopsi ya da ameliyat sırasında lenf düğümleri de
çıkarılmışsa bunların sayısı da belirtilir. Tümörlü hücre içerenler de ayrıca
belirtilir. Buna mikrometastaz (mikroskopik yayılım) denir. Metastaz, tümörlü hücrelerin
çevre dokulara yayılmış olması durumudur ki hastalığın ciddiyetini artırır.
Tanı: Tüm işlemler sonucu varılan kanı yazılıdır.
Evre nedir ? Her kanserin bir yaşam süreci vardır. Başlar,
yerleşir, yayılır, ilerler, hakim olur. Tedavilerle bu gelişmeler durdurulup
geri döndürülebilir. Genellikle patoloji raporları bu evrelemeyi yaptıracak
bilgiyi içerir. Evreleme tedavi seçenekleri ve hastanın geleceği, prognozu
açısından önemlidir. Genellikle I-IV
evreden söz edilir. Evre = karsinoma in situ evresidir. IV. Evre ise genellikle
dokudan uzakta bulunan doku ve organlara yerleşmiş tümör varlığı demektir.
Prognoz: hastalığın seyri, yaşam süresi anlamına gelir. Daha
kapsamlı bir ifadeyle, Bir hastalığın gidişi konusunda istatistiki bilgilerin
ışığında yürütülen tahmindir.
Ultrasonografi, mamografi, biyopsi
raporları asla kaybedilmemesi gereken evraklar arasındadır. Bunları özel bir
sağlık dosyası içinde kitaplığınızın bir köşesinde saklamanız, yaşınız
ilerledikçe bunları güncellemeniz yaşam boyu sağlığınız için son derece
önemlidir.
Kaynaklar:
1. M. Ellen Mahoney, MD, CBHP Medical Director from the July, 1997 CBHP Newsletter http://www.cbhp.org/Frames/CBHPFrame.html 30.08.06 tarihinde erişilmiştir.
2. Süreyya Ülker. Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü 3.Baskı, Erkam Matbaası, İstanbul, 2004.
3. Dorland’s Medical Dictionary. 27. basım, Saunders, Filadelfiya, 1988.
Evde Bakımda Kaliteli Hizmet İ Evde Bakım

Hiç yorum yok: